
Uzun zamandır içine de susan birdir o
Baldıran otları, adam boyunu geçmiş çakırdikenleri arasında kaybolan evine döndüğünde börtü böceğin cirit atığını görür içerde. Konuşmayı bilmeyen bir yabancı gözüyle bakarlar Erdeme. Börtü böceğe bile alay konusu olmuştur. Söyleyecek sözü olsa da ağzından tek kelime çıkmaz. Cümleleri de birer gölgedir ve kendisine benzemektedir. Zihnindeki sesin beyninin labirentlerinden geçip Konuşsana! diyen yankısını duyar hep. Madem konuşmuyor, gül oymalı ayna işine dönmeyi düşünür. Yaptığı aynanın karşısına geçip bakarken duvardaki sarkaçlı saatin yansısı ilişir gözüne bir an. Kadrandaki sayıları, yelkovan ile akrebi ters görmeyi beklerken doğru şekilde görür. Bunca yıllık aynacı olan ustasındakilerde bile böyle şey yaşamamış, ilk kez karşılaştığı bu durum karşısında donup kalır. Daha sonra etrafımdaki her şeyin aynadaki yansıya benzediğini fark eder. Yansımayı gerçek, gerçeği de yansıma gibi izler. Börtü böceği de ucube olarak görmeye başlar sonra. Yaşadıklarının nedenini düşünse de konuşsana! diyen o sesten başka bir şey gelmez aklına.